İsrail'in İki Yüzü
14/8/2008 · Kategori: Israil__in Kirli Tarihi
İsrail, onyıllardır tüm bir ulusu işgal altında yaşamaya zorlayan dünyadaki yegane devlettir. 1948'de Filistin topraklarının önemli bir bölümünü işgal etmiş ve Filistinlilerin bir kısmını kendi yönetimi altında yaşamaya zorlamış, bir kısmını sürmüş, hatta bir kısmını da "imha" etmiştir. 1967'de tüm Filistin toprakları İsrail işgali altına girmiştir. Ayrıca İsrail; Mısır, Suriye, Lübnan ve Ürdün topraklarını isgal etmis, yıllarca bu topraklardan çekilmemiştir. İsrail'in işgal ettiği bölgelerdeki halka karsı uyguladiği devlet terörü ise oldukça ünlüdür. İsrail ayrıca dünyanın baska bölgelerindeki acılarda da pay sahibidir: Dünyanın dördüncü büyük askeri gücüne sahip olan Yahudi Devleti, Üçüncü Dünya'daki baskıcı diktatörlere, faşist rejimlere destek olmuş, onlara silah satmiş, onların ordu ve gizli polislerini eğitmiştir. Pinochet, Idi Amin, Bokassa, Mobutu, Marcos, Noriega gibi eli kanlı diktatörlerin tümü, İsrail'in yakın birer müttefiki olmuşlardır.
Kisacası, İsrail, oldukça "kirli" bir devlettir. Birleşmiş Milletler'de aleyhine en çok karar çıkartılan, ama bu kararların hemen hiç birini tanımayan Yahudi Devleti, dünyanın dört bir yanındaki pek çok insanın gözünde saldırgan, zorba ve küstah bir çete devletidir.
Ancak İsrail'in bir başka yüzü daha vardır. Daha doğrusu İsrail çoğu zaman bir başka yüzle insanların karşısına çıkar. Bu yüz, İsrail'in bir "çete devleti" değil, aksine bir "mazlumlar ve mağdurlar yuvası" olduğu imajını verir. Batı'daki pek çok insan da İsrail'i bu yüzüyle tanır. Bu görüşe göre, İsrail, dünyanın dört bir yanında ırkçıların hedefi olan yahudilerin yegane sıgınagıdir. Bu düşünce, temelde "yahudi soykırımı"na dayanır: Buna göre İsrail, Naziler'in Yahudi ırkına yönelik korkunç işkence ve katliamından kurtulan yahudiler tarafından kurulmuş bir sıgınaktır. Naziler 6 milyon yahudiyi acımasızca öldürmüşlerdir. Bu bir daha asla yaşanmamalıdır. "Bir daha asla" şeklinde sloganlaşan bu mantık, İsrailliler tarafından son derece ustalıkla kullanılmakta ve üstte sözünü ettiğimiz tüm "kirli" işler, bu yolla hasır altı edilmektedir.
Bu yolla İsrail'in işgalleri ve devlet terörü meşrulastirilir: "İsrail, güvenliğini sağlamak zorunda, yeni bir soykırım mı yasansin?" mantıgı kullanılır. İsrail Devleti sürekli olarak soykırım konusunu gündemde tutmakta ve bunu varlıgının bir numaralı mesruiyet kaynagı olarak göstermektedir. İsrail'i ziyaret eden her yabancı devlet adamı, ilk olarak mutlaka Yad Vashem adli "Soykirim Müzesi"ne götürülür.
kaynak : www.enfal.de

